Birkaç gün önce CNBC-E'de, senelerce önce sanırım orta okuldayken sinemada izlediğim Groundhog Day filmine denk geldim. Filmin başını kaçırmış olmam, duyduğum heyecanda en ufak bir azalmaya neden olmadı. Filmde hava durumu sunucusu rolündeki "Phil" karakterini canlandıran Bill Murray bilinmeyen bir sebeple zamanda bir güne takılıp kalıyor ve sanırım 1-2 sene boyunca (filmin sonunda kaç gün geçtiğini söylüyordu ama unuttum) aynı günü yaşıyor. Etrafındaki insanlar bu durumdan haberdar değil, daha doğrusu sanki bir önceki gün hiç yaşanmamış da tekrar aynı günü yaşıyorlar. Bu tekrarları hafızasında tutabilen daha doğrusu bu lanete (???) maruz kalan tek kişi ise kahramanımız Phil. Filmin sonu insanı çok fazla germeden güzel bir mesaj verme gayretinde. Verilen mesajdan etkilendiğim ve tekrar "vay beee" dediğim için galiba başarılı da sayılabilir.
Sanırım yaklaşık 14-15 sene önce, en yakın arkadaşım Engin ile afişini beğenip girmiştik filme. Film Engin'e çok bir şey ifade etmemiş olacak ki, frigolarımızı almak için beklediğimiz sırada aklına aniden "aslında akşam evde olması gerektiği, hemen eve dönmezse annesinin kendisini öldüreceği" geldi. Biraz, o zamanlar da aynı şimdi olduğu gibi başladığım şeyleri yarıda bırakmaktan hoşlanmamam; biraz da tekrar tekrar yaşanılan birbirinin aynı olması beklenen fakat kahraman sayesinde değişik bir hal alan günlerin sonunun nereye varacağını merak etmem nedeniyle, Enginle beraber çıkmamış ve filmin ikinci yarısını seyretmiştim.
Nasıl ki senelerce sonra okunan bir kitap okuyanına hiç düşünmediği şeyler hissetirebiliyor ya da verebiliyorsa, bu film de bana ilk seyrettiğim zamana kıyasla çok farklı şeyler düşündürdü. Aslında dürüst olmak gerekirse 15 sene önce filmi boşa izlemişim :) Andie Mac Doweel'a, daha doğrusu Rita karakterine aşık oldum: vakur, kendinden emin ve zarif duruşuna. Bir de Phil'in aynı durumlarda ortaya koduğu onlarca farklı davranış biçimlerini izlemek çok keyifliydi.
Mesela bugünü (14 Ekim 2008) ele alalım. Sabah yataktan kalktım, aynı kahvaltıyı ettim, giydiğim 3-5 takımdan birini giyip, aynı arabaya binip aynı işe gelip, devamlı gittiğim 5-10 lokantadan birinde öğlen yemeği yedim. Aslında düşünsenize, yapabileceğim ve yaşayabileceğim binlerce onbinlerce belki milyonlarca farklı şey varken ben sadece aynı şeyi yapıyorum. Ne büyük bir kayıp. Ertesi günün ve takip eden günün ve onu da takip edenin de yine 14 Ekim olduğunu düşünün yine aynı şeyleri yapar mısınız? işe gider misiniz? bir kitapçıya girip tüm kitapları mı okursunuz, tüm filmleri mi izlersiniz, yoksa bir günde gidilebilecek tüm yerlere mi gidersiniz? İşte film de biraz bununla ilgili.....
IMDB listesinde 174. sırada yer alan bu filmi izlemeyenlere şiddetle tavsiye ederim....